2010′da Vizyona Giren Türk Filmleri

Yazar | Yorum Bırakın | Etiket: None | on Kas11 2010

Recep İvedik 3

Babaannesinin ölümünden sonra Recep İvedik kendisini kötü hissetmekte ve son derece komik depresyon belirtileri göstermektedir. Her gece gördüğü bir kabus da sinirlerini iyice bozmuştur. Bu kabustan kurtulmaya çalışan Recep, mahallenin ev kadınlarından, en yakın dostu bakkal Salih’ten psikologlardan ve hatta cinci hocalardan medet umar ancak hiç birisi içindeki sıkıntıya çare bulamaz.

Bu depresyon sıkıntı hali hiç geçmeyecekmiş gibi görünürken bir anda hayatına uzaktan akrabası olan genç bir kız, Zeynep girer. Zeynep, İstanbul’da üniversiteye gitmekte ancak kalacak yer sıkıntısı çekmektedir ve bir gün Recep’in evinde yaşayacaktır. Recep ve Zeynep ilk başlarda pek iyi anlaşamasalar da günler geçtikçe birbilerine ısınırlar ve Zeynep de Recep’in iç sıkıntısını geçirmek için ona yardımcı olmaya, hayatına renk katmaya çalışır.

Eyyvah Eyvah

Hüseyin, Trakya’nın bir köyünde ninesi ve dedesiyle büyüyen bir delikanlıdır. İki büyük aşkı klarnet çalmak ve Müjgan ile hayatı mutlu devam ederken, hiç beklemediği bir olay onu köyünden ayırır. İstanbul’a gelen Hüseyin’e önce klarneti, sonra da şarkıcı Firuzan destek olacaktır. İstanbul’un gece klüplerinde fırtına gibi esen Firuzan’ın hayatı rengarenk ve bir o kadar da karışıktır. Hüseyin’le tanışınca hayatına hem kahkaha hem macera dahil olacaktır.

Yahsi bati

Aziz Bey, ile Lemi Bey, 19. yüzyılın sonlarında padişah tarafından görevlendirilerek Amerika’ya giderler. Yanlarına da hediye olarak verilmek üzere çok değerli bir elmas taş ve yüksek miktarda para vardır. İkili Amerika’ya varınca, gidecekleri menzil için bir posta arabasına binerler.

Lemi Bey ile Aziz Bey bu yolculuk esnasında soyulurlar. Önce ellerinden elmas taş gider, sonra da paralarını kaptırırlar. İki Osmanlı, kaptırdıkları parayı tekrar toparlamak için ödül avcılığı yaparlar.

Çok Filim Hareketler Bunlar

Türk sinemasında denenmemiş bir anlatım dilini kullanan BKM Mutfak ekibi, dokuz ayrı öyküyü ve film türünü tek filme sığdırarak bir ilki gerçekleştirmenin peşinde…

Veda

Selanik’te çocukluktan başlayan arkadaşlık, önce silah arkadaşlığına sonrasında cumhuriyetle birlikte aynı ideallerin peşinde yürüyen yarım asırlık dostluğa ve ölene kadar süren kardeşliğe dönüştü. Aralarındaki dostluk o kadar büyüktü ki biri öldüğünde diğeri de hayata veda etmek istedi…

Veda, ölüme meydan okuyan bir kuşağın hikayesi. Filmde sadece Atatürk’ün hayatı anlatılmıyor, aynı zamanda bir döneme ışık tutuluyor, filmde dostluk, savaş, aşk, sevgi gibi konular ‘insan olmak’ çerçevesinde tekrar ele alınıyor. “Veda” Salih Bozok’un anlatımıyla, bu dostluğun, Atatürk’ün hayatının dönüm noktalarının, vatanı kurtarmak için ölüme meydan okuyan bir kuşağın komutanının hikayesi…

Veda’nın amacı, Atatürk’ü sadece Türkiye’ye anlatmak değil, aynı zamanda tüm dünyada Atatürk’ün tanınmasını sağlamak.

Dersimiz Atatürk

İlkokul 5. sınıfta okuyan bir grup çocuğun, Atatürk’ü daha iyi anlamaları için verilen ödevle başlar. Bu ödev onlar için Atamızın yaşamına ve Ülkemizin Kurtuluş öyküsüne yapılacak uzun ve öğretici bir yolculuk olacaktır. Bu yolculukta onlara önderlik edecek olan çocuklardan birinin ödüllü tarihçi “Dede”sidir. Ama bu “Dede” diğer tarihçilere hiç benzememektedir. O, tarihi sıkıcı bir geçmiş olarak anlatmaktan çok uzaktır sanki fantastik bir dünyanın tarihçisidir. Çocuklara Mustafa Kemal’in çocukluğunu, okul hayatını, askerlik kariyerini anlatır. Onları Kurtuluş Savaşı’nın en önemli cephelerine götürür, dünyada eşi görülmemiş bir direniş gösteren Türk halkının eşsiz kahramanlarıyla tanıştırır. Cumhuriyetin kuruluşuyla yoktan var edilen ülkenin emeklerini ve Ata’nın hayran olunası insani özelliklerini bazen canlandırmalar, bazen de tarihten gelen fotoğraf ve videolarla öğretir.

Eşrefpaşalılar

İzmir Eşrefpaşa’dan gelip İstanbul’a yerleşmiş iki dosttan biri olan Tayyar, güç ve iktidar tutkusu ile büyük bir mafya lideri olurken; Davut, küçük mahallesinde namusuyla kahvesini işletmektedir. İkisi de aynı kadını sevmiştir fakat Madam Eleni Davut’u sevmesine rağmen Tayyar ile evlenmek zorunda kalmıştır. Bir de kızı Duygu dünyaya gelir. Fakat Tayyar, Madam’ın gönlünün Davut’ta olduğunu bildiğinden bunu sindiremeyip kızı ile birlikte Madam’ı ortada bırakır.

New York’ta Beş Minare

Filmde iki Türk polisini canlandıran Mustafa Sandal ve Mahsun Kırmızıgül’ün FBI’ın yakaladığı Türk kaçakçıyı teslim almak için gittikleri Newyork’ta yaşadıkları anlatılıyor.

Ejder Kapanı

Uğur Yücel’in daha önce Sibel Can’a önerdiği, ancak Can’ın özel sebeplerden dolayı kabul etmediği pavyon kadını rolünü ise Ceyda Düvenci oynuyor.
Polisiye – gerilim tarzında olan sinema filmindeki aksiyon sahnelerine Fransa’dan getirilen özel bir ekip teknik destek veriyor. Aksiyon sahneleri Luc Besson tarafından çekilecek ve ayrıca bu sahneler için Fransa’da özel arabalar tasarlandı. İstanbul’da çekilen filmde kalabalık figürasyon ekipleri de görev alacak.

Kutsal Damacana 2: İtmen

Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir ve Fikret denize atlayıp kaçar. Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler.

Romantik Komedi

Esra, Didem ve Zeynep, üç yakın arkadaştır. Zeynep’in düğünü sürprizlere neden olacaktır. İstemediği bir işte yıllardır çalışan Esra istifa eder, kötü giden ilişkisini sona erdirir. Reklâm ajansına çalışmaya başlayana Esra, ajansın kreatif direktörü Mert ile yakınlaşırken, Didem’de Mert’in arkadaşı aktör Cem Sezgin’den etkilenir. Üç arkadaşın kararları hayatlarını değiştirecektir.

Ay Lav Yu

Tinne, Mardin ili yakınlarında aslen var olan ve fakat devlet haritasında arazi olarak geçen bir köydür. İsmiyle müsemma Tinne kürtçede yok demektir. Tinne köyünün ağası Yusuf, aklı erdiğinden beri Devlet’e mektuplar yazmaktadır. Değerli devlet büyüklerim, gelin buralara, görün bizi, köy diyin bize, okulumuz, yolumuz, hastahanemiz olsun. Yusuf, en küçük oğlu Süleyman’a 399.mektubunu yazdırmaktadır. Ve o gün ayrı bir heyecan içerisindedir. Çünkü en büyük oğlu İbrahim okulu bitirmiş köye dönmektedir. Yusuf, İbrahim’i daha 6-7 yaşlarındayken gidip bir fakültenin avlusuna bırakmıştır. Tek amacı biri oğlunu alsın, nüfusuna geçirip kimlik sahibi yapsın ve İbrahim okuyup adam olsun, Tinne’nin makus talihini değiştirsin. Süryani papazı Hanna fark eder İbrahim’i ve alır büyütür kendi nüfusuna da geçirerek. İşte o İbrahim şimdi 30 yaşına gelmiş, askerliğini yapmış, üniversiteyi bitirmiş, köye dönmektedir.

Yüreğine Sor

İki genç insan Esma ile Mustafa birbirini sevmiştir.Gelecek ancak birlikte olduklarında anlamlıdır onlar için.Yoksa hayatın bir değeri yoktur.Ne var kibu aşkın döneme ve yöreye özgü bir engeli bulunmaktadır. Mustafa gizli bir Hıristiyan’dır.Esma dahil herkes onu Müslüman sanmaktadır. Öbür yandan Osmanlı yaptığı yasal düzenlemelerle Hıristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit duruma getirmiştir.Kilise gizli Hıristiyanların artık dinlerini açıklamasını istemektedir.Bu zor bir durumdur Mustafa için;kilise ile aşkı arasında kalmıştır.Çünkü Hıristiyan olduğu bilinirse hayatında Esma olmayacaktır.Müslüman bir kızın bir Hıristiyan erkekle evlenmesi ne toplumsalne de yasal olarak mümkündür.Mustafa Esma’yı alıp götürecek ve açıklayacaktır durumu.Esma’nın bunu mesele etmeyeceğinden emindir.

3 Harfliler: Marid

Ayla (Gülseven Yılmaz) kocası Serkan (Özgür Özberk) ile mutlu bir çifttir. Ayla 11 yaşında (Kayra Simur) öteki alemden gelen bir varlığın musallat olması ile kabus dolu bir üç gün yaşamıştır. O günlerden bu günlere en önemli koruyucusu olan muskasını önceki gün kaybettiği için kendini korumasız ve çaresiz hissetmektedir. Serkan yeni bir muska yazması ve Ayla’yı rahatlatması için bu konularda ismi bilinen İzzet Hoca’yı (Ufuk Aşar) o akşam eve davet eder. Akşam yakın arkadaşları Meltem (Serap Üstün) ve Cem de (Taner Ertürkler) geleceklerdir. Ayla’nın yeniden başlayan kabusları ile herkesin aynı gece Ayla ve Serkan’ın evinde yaşayacağı kabus dolu dakikalar öteki alemden gelen varlığın gücünü ve zalimliğini herkese gösterecektir.

Mahpeyker: Kösem Sultan

Mahpeyher: Kösem Sultan uzun metraj bir sinema filmidir. Filmde, Osmanlı tarihinin en önemli kadın karakterlerinden birisi olan Kösem Sultanın hayatı anlatılacaktır. Mahpeyker, Türk asıllı ve Müslüman bir aileden gelmeyen ancak tesadüfler neticesi Osmanlı sarayına intisap ettikten sonra imparatorluğun kaderini etkileyecek önemde mevki kazanan bir kadının aşk, iktidar mücadelesi ve entrika sarmalında geçen hayat hikayesidir. Bu yönüyle Mahpeyker erkek ağırlıklı ve savaş ekseninde anlatılagelmiş Osmanlı tarihine farklı bir dil ve açıdan yaklaşım getirecektir. Ancak film dramatik kurgunun ötesinde, Osmanlı haremini varlıkları cinsel obje olmaktan öte önem taşımayan kadınlar koğuşu olarak algılayan oryantalist düşünceye itiraz şerhi olma özelliği de taşıyacaktır. Projenin yürütücülüğünü TFT Televizyon Film Tanıtım adına yazar Avni Özgürel ve Ayfer Özgürel yapacaktır.

Cehennem 3D

Ailesini arayan küçük bir çocuk… Aşık olup evlenen ancak maddi olarak istediği seviyede yaşayamayınca kocasını boşamak isteyen ve onu ünlü bir mankenle aldatan bir kadın… Karısına ve aşklarına tüm saf yüreğiyle inanan, boşanmak istemeyen, sorunların çözüleceğini düşünen fotoğrafçı bir koca… Yıllar önce sakat çocuklarından utanarak onu çalıştıkları fabrikada öldüren yaşlı bir karı-koca… İntikamın… Ve insanın derisini kavuran Sekar…

Karısını aynı zamanda asistanı olarak kullanan fotoğrafçı, bir moda çekimi için eski bir un fabrikasına gider. Gelişen olaylar, duvarlarda kendi kendine beliren mesajlar, çıkan yangınlar, vahşice öldürülen insanlar ile hikaye gelişir ve bilinmeyen sürpriz bir sonuca ilerler…

Gelecekten Bir Gün

Hande Subaşı’nın ilk kez bir şehirli kız oynayacağı, Rasim Öztekin’in ‘melek’ olacağı filmde, Kızsız Adam adlı kısa metrajıyla sanal oltamda şöhret olan Hayrettin Karaoğuz da bulunuyor. Bu filmin, özellikle kendini şanssız hisseden izleyicilere keyif vereceğini belirten Karaoğuz, ilk kez bir uzunmetrajda rol alıyor. Karaoğuz, “İzleyici, her şeyi kötü giden, hayata umutsuz bakan bir adamın umut aşılayan tavrına tanık olacak” diye konuştu.

Ses

Derya (Selma Ergeç) bir bankanın çağrı merkezinde çalışan ve yaşlı annesi (Işık Yenersu) ile birlikte yaşayan genç bir kızdır. Derya’nın rutin giden hayatı, gaipten duymaya başladığı bir SES’in ortaya çıkması ile beraber altüst olur.

Genç kız başlangıçta SES’i duymazlıktan gelmeye çalışsa da, SES kısa sürede hayatını kontrol etmeye başlar. Derya’dan işyerindeki patronu Onur’u (Mehmet Günsür) takip etmesini isteyen SES, genç kızın hayatını giderek korkunçlaşan bir kabusa çevirir.

Siyah Beyaz

Siyah Beyaz’ı beyaz perdeye taşıyan filmin karakterleri; fırtınalı bir hayat yaşamış ama 70 yaşına gelmesine karşın hala durulmamış, ideallerine bağlı bir ressam (Tuncel Kurtiz); kalp krizi geçirdikten sonra işini bırakan, sümüklü böcek besleyip sakin bir yaşam sürmeye çalışan bir avukat (Erkan Can); mesleğini yapmaktan sıkılmış, üstüne bir de karısı tarafından terkedilmiş bir doktor (Nejat İşler); ve hayata karşı tek başına direnen, yalnızlığı bir yaşam tarzı haline getirmiş bir iş kadını (Şevval Sam)… Bu insanlar Siyah Beyaz’ın müdavimleri ve bu bar bir anlamda onların sığınabilecekleri son liman. Barın sahibiyse kimseye taviz vermeyen, sinirli, alıngan ama dünya tatlısı bir insan olan Faruk (Taner Birsel). Siyah Beyaz, dostluk, duyarlılık, 50 yaşına gelmek ve yaşlanmanın farkına varmak, bir mekana bağlanmak ve hayatın küçük ayrıntıları üzerine bir film.

En Mutlu Olduğum Yer

Bir İstanbul gecesi, birbirine zıt karakterdeki iki gencin tanışıp güneye doğru yolculuğa başlamasına sahne olur. Ödünç aldıkları arabada bulunan, skandal yaratacak dokümanlardan habersiz, uzun yolda birbirlerine aşık olurlar, ama kaçmaya çalıştıkları dünya çoktan peşlerine takılmıştır bile…

Deli Dumrul

Durul aslında özü sağlam, mert ve yiğit bir delikanlıdır ama yıllar önce sokak arasında tanımadığı, ağır yaralı birine yardım etmek isterken suç üstüne kalır. Cezasını doldurduğunda eğitim çağı geçmiş, “hayatı ıskalamış” biridir artık. İçeride tek öğrendiği şey “delikanlılık raconu”dur. O halde hayatta var olabilmek için bu sermayeyi kullanmak farz olmuştur. Güçlüler eğer köşeleri tutmuşsa, her köprünün başında artık Deli Dumrul’a rastlayacaklardır.

Rina

Rina, ada ve insanın aslında tek başına yalnızlığının benzeşmesinden doğan bir metafor. Filmde hayallerimize ulaşmak için yaşadığımız sürece neler yaptığımız sorgulanıyor. Hayatta ev, araba, kariyer gibi birçok maddi şeye sahip olabiliriz ama sonuca baktığımızda koca bir hayatı geride bırakmışızdır ve asıl istediklerimizi yapamamış, hayallerimizi gerçekleştirememişizdir. Rina, insanların hayalleri ve istekleri için ne kadar fedakarlık yaptıklarını sorgularken; komedi ile dramı iç içe sinematografik bir şekilde izleyiciye sunuyor.

Vay Arkadaş

İstanbul’un kenar mahallerinden birinde yaşayan üç arkadaş Manik, Tik ve Dildo’nun, mahallenin dışına pek taşmayan sıradan ama kendi içlerinde hareketli bir şekilde devam eden heyecan, macera ve kahkaha dolu hayatlarını anlatan hikâyesi.

Ada: Zombilerin Düğünü

Birbirlerini uzun süredir tanıyan beş kişilik bir arkadaş grubu, ortak bir arkadaşlarının düğününe katılmak üzere Büyükada’ya gider. Erhan, düğünü ve uzun aralıklarla bir araya gelebilen ekibin mutlu anlarını kayda alabilmek için yanında bir kamera getirmiştir ve sürekli çekim yapmaktadır. Film boyunca tüm izlenenler, bu kameraya yansıyanlardır. Düğünün ilerleyen saatlerinde davetlilere saldıran bir grup zombi, ortalığı kan gölüne çevirir.

Takiye: Allah’ın Yolunda

Metin, JİMPA’ya tüm parasını yatırmış ve hatta yakın çevresini de ikna etmiştir. Büyük vaatlerde bulunmuş olan JİMPA isimli bu şirket, paraları topladıktan sonra iflâs eder, yöneticileri ortadan yok olur. Para yatıran birçok kişi Metin’den hesap sorar. Bu tip islami yatırım şirketlerine inanıp paralarını yatıran yüzbinlerce aile gibi kendi ailesinin de tüm birikimi bir anda yok olmuştur. Kendini suçlu hisseden Metin, aynı zamanda karanlık işlere alet edildiğini de düşünür. Kimse ona gerçekten neler olduğunu ve onca paranın nereye gittiğini söylememektedir. Metin’in olayları çözmek için başladığı yolculuğu onu hiç tahmin etmediği gerçeklerle yüzleştirecektir.

Öte yandan Metin’in ağabeyi Numan bu İslami girişimler hakkında pek olumlu düşünmemektedir. Metin’in kayınpederi olan Hoca da Metin’i uyarır. Aslında Hoca söylediğinden daha fazlasını biliyor gibi görünmektedir.

Pak Panter

Özel olarak kurulmuş Pak Panter teşkilâtı ve istihbarat elemanlarının başından geçen son derece aksiyonel ve bir o kadarda komik maceraların anlatıldığı, izlendikçe ve serileri üretildikçe tıpkı James Bond ve Pembe Panter filmleri gibi kendi kitlesini oluşturacak olan serinin ilk filmi Pak Panter içine düştüğü durumlarla kendi halklarının gözünde komik durumlara düşen “paranoyak yönetim anlayışı”nın geleneklerini hicvediyor.



Önceki Yazı2010′da Vizyona Giren Aksiyon Filmleri Sonraki YazıTenis Nasıl Oynanır

What do you think?

Name required

Website

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Erkeksen Gel sponsors Erkeksen Gel sponsors
Erkeksen Gel sponsors Erkeksen Gel sponsors
Erkeksen Gel sponsors Erkeksen Gel sponsors