Bir Erkeğin Anatomisi Anayurt Oteli’nin Zebercet’i Bir Erkeğin Anatomisi Anayurt Oteli’nin Zebercet’i
Film 1986 yılında çekimleri tamamlanıp izleyici ile ilk kez 15 Nisan 1987’de buluştu. Filmde toplumsal olayların etkisi oldukça büyük olmakla beraber darbe sonrası yılların... Bir Erkeğin Anatomisi Anayurt Oteli’nin Zebercet’i

Film 1986 yılında çekimleri tamamlanıp izleyici ile ilk kez 15 Nisan 1987’de buluştu. Filmde toplumsal olayların etkisi oldukça büyük olmakla beraber darbe sonrası yılların siyasi filmlerin son bulup daha karakter ve roman temelli filmlere geçişin yaşandığı dönemde bu akımı ilk başlatan film olması ile de oldukça meşhurdur. Filmde toplum tarafından dışlanan ve hor görülen Zebercet adında bir adamın hayat hikayesi anlatılmaktadır. Zebercet 7 aylık iken erken bir şekilde doğmasıyla anne rahminden bile dışlanan bir karakterdir. Özellikle bu duruma yapılan vurgu yazarın Zebercet’in yalnızlığını ve dışlanmışlığını anlatması için kullandığı en iyi metaforlardan birisidir. Yusuf Atılgan bu romanı ile piyasada büyük bir sükse yaratırken kullandığı metaforlar ve edebi derinlik filme çekilmesi ile romanı daha da popüler bir hale gelmiştir.

Zebercet’in Amansız Yalnızlığı ve Dışlanmışlığı

Zebercet doğumunda yedi aylıkken anne rahminden dışlanmasından sonra çocukluğunda öğretmenleri ve arkadaşları tarafından, askerliğinde komutanları tarafından ve gençliğinde kadınlar tarafından hor görülmüş, aşağılanmış ve dışlanmıştır. Bir şekilde toplumun dışında hayatını ilerletmeyi başaran Zebercet babasından kalan otelin başına geçerek yalnızlığını ve dışlanmışlığını unutarak sakin ve tüm bu dışlanmanın dışında bir yuva olarak otelden zorunlu olmadıkça çıkmaz ve esnaf veya müşterilerle iletişim kurmaktan kaçar. Dışarıda rutin işlerini hallettikten hemen sonra koşar adımlarla toplumdan kaçarcasına güvenli yuvası Anayurt Oteli’ne döner. Macit Koper filmde bu efsane yalnız baş karakterimiz Zebercet’i canlandırmış.

bir-erkegin-anatomisi

Başkalarının Hikayelerini Yaşar Zebercet

Ömer Kavur yönetmenliğini yaptığı filmde romanın sadece can alıcı noktalarına parmak basarak olay örgüsünü bize aktarmıştır. Buna karşılık ise kitapta daha derin bir şekilde inceleyebileceğiniz karakter hayatını ve cinsel tecrübelerinin tamamını başkalarından çalar. Toplum tarafından yaşadığı dışlanmanın ve hor görülmenin yarattığı özgüven eksikliği sebebiyle böyle bir yola başvuran ve daha etkileyici görünmeye çalışan Zebercet’in şiddete meyyalini ve intiharın eşiğine gelmesini buna bağlayabiliriz. Yine de Zebercet’in kabuğunu kıran ve onu dışarıdaki dünyaya çeken asıl etken ise Şahika Tekad’ın ta kendisidir. Zebercet otelden çıktığında horoz dövüşüne, sinemaya (sadece dövüş filmleri), içkili aşevlerine gider ve içinde barındırdığı tüm şiddeti ve yalnızlığı bu aracılarla tatmin eder. Aynı zamanda öyle olmadığı halde kendini otelin asıl sahibi Keçicizadeler’den biri olarak tanıtır, bıyığı ile ilgili tuhaf ve saçma diyaloglara şahit oluruz ki bıyığı yoktur, nüfus dairesinde memur olduğunu söyler ki o da babasıdır gibi daha birçok şekilde başka hayatları yaşamaktadır Zebercet. Birey gözünden toplum eleştirilerinin yapıldığı bu film farklı zamanlarda yapılan anketlerde katılımcılar tarafından en iyi 10 Türk filmi arasında gösterilmiştir ve izlemediyseniz bu gece ki film geceniz için harika bir öneri olacaktır.

Editor

No comments so far.

Be first to leave comment below.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir