Bir Kadın İçin Rekabet Etmeye Hazır Mısınız? Bir Kadın İçin Rekabet Etmeye Hazır Mısınız?
Sevgi, bir insanın başka bir insana duyduğu bağlılık, ilgi, ait olma ve sahip olma duygularının kişisel özgürlük alanlarına saygı çerçevesinde hissedilmesi durumunda meydana gelir.... Bir Kadın İçin Rekabet Etmeye Hazır Mısınız?

Sevgi, bir insanın başka bir insana duyduğu bağlılık, ilgi, ait olma ve sahip olma duygularının kişisel özgürlük alanlarına saygı çerçevesinde hissedilmesi durumunda meydana gelir. Peki, neden ‘’kişisel özgürlük alanları’’ olarak sınırlandırılıyor? Çünkü bir insanın başka bir insanı seviyor olması, o insanın kişisel özgürlük alanını ihlal edebileceği anlamına gelmez. Eğer bir insanı seviyorsanız, onun özgürlüğüne saygı duymalısınız. Zira sevgi, reddedilmiş olsanız bile sizi reddedene saygı göstermeyi gerektirir. Diğer türlü bakacak olursanız, hissedilen şey sevgi değil, sadece sahip olma isteğidir. Bu da sizi, seven biri değil, en fazla arzulayan biri yapar. Tabi ki, sevdiğiniz kişinin, sizin onu sevdiğinizden haberi olmayabilir ve siz tam ona açılacakken, etrafta sevdiğiniz kişiden hoşlanan başka bir erkeğin varlığından haberdar olabilirsiniz. Bu durumda karşınızda sadece bir soru belirecektir: Sevdiğiniz kadın için rekabet etmeye hazır mısınız?

kadin-erkek-iliskileri.jpg

Efendiliğinizi Bozmayın

Rekabet, istediğinizi elde etmek için yapmak zorunda olduğunuz eylemlerdir. Fakat sevdiğiniz kadın için rekabet etmek istiyorsanız, sevdiğiniz kadının de duygularının olduğunu unutmamanız gerekir. Amacınız her zaman sevdiğinize ulaşmak olmalı. Ona kendinizi anlatmalı, tanıtmalı ve içinizi dökmelisiniz. Rekabet ettiğiniz kişiyi bir kenara bırakın. Amacınız hiçbir zaman onu yenmek olmamalı. Amacınız hep sevdiğinizin sizi tanımasını sağlamak olmalıdır.

ask.jpg

Sakın ‘’Kimin Hakkı’’ Demeyin!

Bir insan asla ama asla başka bir insanın hakkı olamaz. Eğer kafanızda ‘’kimin hakkı?’’ sorusu bulunuyorsa bundan hemen kurtulmasınız. Sizden daha büyük ve güçlü iki tane yaratığın arasında kaldığınızı düşünün, sizin hakkınızda kafalarından neler geçtiğini bilmiyorsunuz ve içlerinden biri ‘’kimin hakkı?’’diyor. Biri ‘’benim hakkım’’ derken, diğeri ise kendi hakkı olduğunu savunuyor. Bu durumda kendinizi nasıl hissederdiniz? Yenilecek bir yemek gibi mi, yoksa sevilecek bir birey gibi mi? Kısacası empati kurun. Kendinizi onun yerine koyun ve onu tanıyın. Ne istediğini öğrenin ve kim olduğunu bilin. Karakter analizi yapın ve nelere hangi tepkiyi vereceğini hesaplayın. Eğer onu tanıyıp anlamaya başlar ve ona karşı nazik davranırsanız, mutlaka bu rekabetin sonu sizin için olumlu olacaktır. Bu durum sadece kadınlar için geçerli değil, tüm canlılar için geçerlidir.

Reddedilmek Sizi Öldürmez

Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi sevdiğiniz biri için rekabet etmek empati ister. Hoşlanmadığınız bir kadın gelip size olan ilgisinden bahsetse, onu kibar bir dille reddederdiniz değil mi? Peki, o kadın bu konuda diretse, sizi zorlasa ve sizin gücünüz o kadına yetmese ne yapardınız? Ne hissederdiniz? Bu durum tabiî ki de hoşunuza gitmezdi. Bu yüzden kendinizi sevdiğiniz insanın yerine koyun ve ona göre davranın. Unutmayın ki rekabet ettiğiniz kişi sizin düşmanınız değil. O da sizin gibi sıradan bir karakterdir.

Henüz yorum yapılmadı

İlk yorumu siz yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir