Siz Facebook’u Kullanın, O Sizi Değil Siz Facebook’u Kullanın, O Sizi Değil
İster zaman kazandırdığını, ister vaktinizi çaldığını düşünün, Facebook, ulular ulusu Google’ı da geçerek ABD’de en yüksek trafiğe sahip site haline geldi. Dünyanın da en... Siz Facebook’u Kullanın, O Sizi Değil

İster zaman kazandırdığını, ister vaktinizi çaldığını düşünün, Facebook, ulular ulusu Google’ı da geçerek ABD’de en yüksek trafiğe sahip site haline geldi. Dünyanın da en popüler ikinci sitesi. Facebook hakkında ne düşünürseniz düşünün, kuzey Pakistan’da bir mağarada yaşamıyorsanız (hatta belki böyle bir mağarada yaşıyor olsanız bile), büyük ihtimalle Facebook’u bir şekilde kullanıyorsunuz. Birinin irtibat bilgilerine mi ihtiyacınız var? Kolay. Doğum günleri mi hatırlatılsın? Oldu bilin. Fotoğraf, video mu paylaşmak istiyorsunuz? Tamamdır. Rastgele paylaşmak istediğiniz fikirleriniz mi var? Hepsi çok kolay.
Facebook, arkadaşlarımızla iletişim kurmanın hızla vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş olsa da, bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. Hayatınızın ne kadarını paylaşmak aşırıya kaçmak olur? Facebook ve pazarlama ortakları sizin hakkınızda neler biliyorlar? Bütün o iştah kabartıcı bilgilerle ne yapıyorlar? Men’s Life Today, Facebook’un potansiyel tehlikelerinden kaçınırken, ondan en iyi şekilde yararlanmanın ipuçları için Facebook Etkisi: Dünyayı Birbirine Bağlayan Şirketin Gizli Öyküsü, kitabının yazarı David Kirkpatrick ile görüştü.

Boşboğaz Olmayın

Her şeyden önce, Kirkpatrick’e göre, sizi utandırma potansiyeline sahip bir şey varsa bunu yayımlamayın. Gizlilik ayarlarınızın ne kadar güvenli olduğunu düşünseniz de, insanlar sırf bir şeyi yayımlamadan önce iki kez düşünmediğinden, çevremiz işlerini, burslarını ve ilişkilerini kaybetmiş internet kazalarıyla doludur. “Bu, birçok insanın dikkat etmediği, oysa ki çok basit bir sağduyu kuralı,” diyor Kirkpatrick. Öte yandan, tam tersi şekilde abartılı ketum da olmayın diye tavsiye ediyor. “Eğer ilgi çekici hiçbir şey paylaşmazsanız, ilgi çekici bir şeylerin sizinle paylaşılması ihtimali de az olacaktır.”

Bana Arkadaşını Söyle

Kirkpatrick’e göre, eğer arkadaş kabul etmekteki standartlarınız şu ana kadar pek yüksek olmadıysa, biraz budama yapmanın vakti gelmiştir. “Yapılan klasik hatalardan biri de her gelen arkadaşlık isteğini kabul etmektir.” Peki, düşük standartlara sahip olmanın getirdiği problem nedir? “Bu insanlara bilgileriniz üzerinde güç sahibi olma fırsatı vermiş oluyorsunuz.”
Tanıdığınız ama hassasiyetlerinizi ve değerlerinizi yansıtmayan bazı insanları da budamanın vakti gelmiş olabilir. “Eğer bu arkadaşlarınızın fikir ve görüşlerini sorgulamaya başladıysanız, mesajlarının görünmesini engelleyin veya arkadaşlıktan topyekün çıkarın.” Kirkpatrick’e göre, gerçek arkadaşlarımız dışındaki herkesi arkadaşlık listemizden çıkarsak, sözde “arkadaş” listemizin dörtte üçünü elemiş olurduk.

Uygulama BağımlılarıKüçük bir ipucu:

Facebook’ta üçüncü parti bir uygulama yüklediğinizde, bu uygulamaya kişisel bilgilerinize erişim izni verirsiniz. (“Mafia Wars” ve “Farmville” hayranları, size söylüyorum.) O yüzden, uygulamalar konusunda seçici olun. “Bazen bir şey göze hoş görünebilir ama hiç duymamışımdır veya arkadaşlarımdan sadece birkaç tanesi kullanıyordur. Böyle bir uygulamayı kesinlikle kullanmam,” diyor Kirkpatrick. Eğer bir uygulamayı önceden kurduysanız ama bir süredir kullanmadıysanız, silin. Neden mi? Çünkü siz o uygulamayı kullanmasanız da, o uygulamayı geliştirenler büyük ihtimalle sizin verilerinizi kullanmaya devam ediyordur.
Neyse ki, bir uygulamayı yüklemeden hemen önce, Facebook, bilgilerinize erişim vermekte olduğunuzu size hatırlatacaktır. Buna “izin vermek” sizin tercihinizdir. Bu kadar basit.

Gizliliğin Korunması

Facebook’un gizlilik ayarlarında gezinmenin Çin işkencesi gibi olduğunu kabul etse de, Kirkpatrick, 45 dakika kadar bir sürenin kendinizi en rahat hissedeceğiniz ayarları seçmeniz için yeterli olacağını söylüyor. İngilizce bilenler için iyi bir kaynak olarak AllFacebook.com sitesini tavsiye ediyor.
Kendinizi garantiye almak isterseniz, tercih edebileceğiniz iyi bir seçenek, “sadece arkadaşlar” olacaktır. Hayatınızı eski sevgilileriniz, dost geçinen düşmanlarınız ve yabancılar için açık bir kitaba dönüştürmek isterseniz, hiç durmayın, “herkes” seçeneğini tercih edin. Eğer bilgileriniz konusunda çok hassassanız, “sadece kendim” diye özel bir seçenek de var. Ama bu seçeneği kullanacağınıza Facebook hesabınızı olduğu gibi silip arkadaşlarınızı telefonla aramaya başlamanız daha hayırlı olur. Evet, biraz zahmetli ama en azından gizliliğiniz konusunda endişelenmenize gerek kalmaz!

Hedef: Siz

Peki şu kenarda çıkan ve sizinle ilgili gereğinden fazla bilgiye sahip gibi görünen reklamlara ne demeli? Bunlar, Kirkpatrick’i pek endişelendirmiyor. Eğer Facebook işini yapıyor ve size ilgi alanınıza giren reklamlar gösteriyorsa, bundan bir zarar gelmez. Reklamlar hoşunuza gitmiyorsa “görmezden gelmek kolay.” Ne de olsa Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in en hassas olduğu konulardan biri de reklamların, kullanıcı deneyiminin önüne geçmemesi.
Bu gibi yazılara rağmen, Kirkpatrick, çoğunuzun kafanıza estiği gibi davranacağınızı da biliyor. “Facebook, kendimizi teşhir etmekle ilgili kısıtlamaları yok ediyor ve gittikçe daha şeffaf insanlar haline geliyoruz. Bu, o kadar da kötü bir şey değil ama eğer paylaşacaksanız, bunu akıllıca bir biçimde yaptığınızdan emin olun. Yoksa, kaçık eski sevgililerinizin, meraklı iş arkadaşlarınızın ve dünyanın geri kalanının her yaptığınızı bilmesine de hazır olun.”

Thomas P. Farley Men’s Life Today dergisinin kadrolu yazarlarındandır. Bir sosyal davranış ve yaşam tarzı uzmanı olmasının yanı sıra, WhatMannersMost.com blogunun sahibi ve web üzerinden yayımlanan “New York Insider TV programının sunucusudur.” Onu, Twitter üzerinden mistermanners ve newyorkinsider ”dan takip edebilirsiniz.

admin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir