FLÖRT ALERT! FLÖRT ALERT!
Yanında başka kadın varken “Onu” aldattığını hissetmiyorsan… Bitmiştir. – BİR SAF ATASÖZÜ- Ooo… Vallahi bravo… Yanında başka kadınlar falan… Açıldın sen kardeş, açıldın. Kabak... FLÖRT ALERT!

Yanında başka kadın varken
“Onu” aldattığını hissetmiyorsan…
Bitmiştir.
– BİR SAF ATASÖZÜ-
Ooo… Vallahi bravo… Yanında başka kadınlar falan… Açıldın sen kardeş, açıldın. Kabak çiçeği gibi açıldın… Ege köylerine yolun düşerse zeytinyağlı dolmanı yaparlar, dikkat et. Ama itiraf et, ayrıldıktan sonra hem normal kız arkadaşların (kanki), hem de flört ihtimallerin tarafından daha sık aranır oldun değil mi?
Flört Alert, Flört Alert!!!
“Flört Alarmı”. Nicedir bu konuyu da yazmak istiyordum, hazır ayaktayken yazayım. Dikkat et, diğerleri arasında belki de en açık, en sıyrık, en kemiksiz konu bu olacak… Dili geçtim, bütün vücudun kemiklerden sıyrıldığı, pelte gibi bir yazı olacak. Ve muhtemelen bunu yazan ben, 2 yıl kadar süreyle, gerçek kız arkadaşlarım tarafından bile aranmayacağım… Ben hazırım, sen de hazırsan başlayalım.
Flört nedir ? Türk Dil Kurumunun sözlüğünden girelim; kadın ve erkek arasındaki duygusal ilişkidir… Peki bir ilişki, yani burada “iletişim, bağlantı” anlamında olan ilişki, ne seviyedeyse “flört” olur? Hangi durumlarda, kızla flört etmiş duruma düşersin?
Cep telefonunun rehberinden gözünün önce seçtiği ve seninle sinemaya gelme ihtimalini kontrol ettiğin kızlar? Flört Alert, Flört Alert!!! Özge’yi arıyorsun, Sibel’i arıyorsun, ama Meltem’i aramayacaksın. Neden? (Çünkü Meltem çirkiiiin.)
Hafta sonu balkonda mangal yapacaksın, mail grubuna davet yolluyorsun… Bana mı öyle geliyor yoksa o mesajları hep güzelce kızlara mı yolluyorsun? Flört Alert, Flört Alert !!! Çağla’ya ve Seda’ya yolladın, ama gruptan Sevda’yı es geçtin sanki… Neden? (Çünkü Sevda’nın sevgilisi vaaaaaar.)
Gecenin bir vakti sıkılıp MSN’den “naaaaber” diye mesaj gönderdiğin kızlar nedir peki? Flört Alert, Flört Alert!!! Ayça ve Beril’e mesaj gitti… Onur’a niye gitmedi? (Çünkü Onur’un çükü vaaaaar.)
Hele hele Facebook’tan eski ortaokul – lise arkadaşlarının bulunması ve buluşulması konusunda, öyle şeyler yazarım ki şimdi buradaa… Yemin ederim Facebook’un Kaliforniya’daki merkezinden siteleri için aşırı “genel” kavramlar kullandım diye anında dava açarlar bana.
Sanıyor musun ki kız bilmiyor, senin onu bir müzik grubunun solistini sormak için gecenin 11’inde aramanın aslında ne anlama geldiğini? Ya da sen “Nbr” yaparsan cepten “öldün mü kaldın mı yahu” yazarsan bayram ve seyran değilken, bilmiyor mu sanıyorsun kız, eniştesi bile olmayan bu çocuğun onu öpme ihtimalini o an şiddetle hafızasından geçirdiğini? Flört Alert, Flört Alert!!!
“Alo ben Rıza… Bizim Mehmet Hoca’nın istediği, Franz Kafka’nın Dava kitabı sende var mı diye aramıştım Mervecim…“ Flört Alert, Flört Alert!!! Var Rıza. Dava Merve’de var. Merve’nin Dava’sı da var, memeleri de var… Sizin sınıftan Ozan’da, Ahmet’te, Semih’te, hepsinde Dava var. Ama sen de biliyorsun ki onların memeleri yok. (Semih’in memeleri var, ama kilosundan…) Özetle, Merve, memeleri ve Dava kitabı, senin flört telefonun karşısında dimdik ayaklandı ve bir sonraki hamleni bekliyor Rıza… Alo Rıza? Niye sustun?
İster Rıza ol, ister Halil ister Selim, sen artık bir single’sın kardeşim… Single kızların kapsama alanı içindesin… İster bir single’la çıkarsın, ister çıkışını albümle (birden çok kızla) yaparsın.
Mutlusun değil mi? Flört listelere yeniden alınmışsın, birçok kızın “ihtimal hesabısın”… Kendine güvenin geri geldi, haytasın. Mesajlarına manalı cevaplar almaya başladın… Eh haklı olarak bu durumun avantajlarından faydalanacaksın… Sen artık göz önünde bir bekarsın. Gözde bir bekarsın!
GÖZÜN ÇIKSIN!
Ne öyle hemen kızın içine düşmeler, anında tav olmalar falan???
Hiç mi bir öncekinden ders almadın teneke? Uzak dursana biraz. Karizma yapsana. O sana mesajı mı verdi, sen geri çekil… Hayatımda senin kadar yelkenleri suya indirme meraklısı birine rastlamadım valla…
Adam olmayacaksın sen. Bak burada mecaz yapmıyorum. Basbayağı “adam” olamayacaksın sen… Bu ilişki işinde hep “çocuk” kalacaksın. Yiyeceksin tokadı sonra, sümüğünü çeke çeke gideceksin.
Relax. Sakin ol. Yelkenline hakim ol. Ortada öyle keskin bir rüzgar yok henüz… Güvenli bir biçimde teknenin motorunu çalıştır, yarım yol ileri… Geçmişi düşün, eski hatalarını düşün…Varsın bu yeni kız seni beğenmesin. Sen uzak dur. Ne çıkar? Beğenip sonra hemen soğumasından daha mı iyi? “Her işte bir hayır vardır” klasiğine sokturtma şimdi beni… Ben senin arkadaşınım, anneannen değil. Başımıza gelenler sana yeterli referans olmadı mı? Hadi topla yelkenlerini, sil sümüklerini, adam ol artık.
Mesela ben… Bu kitabı bitirene kadar sevgili bulmayı reddettim. (Onlar da sıraya girmişti sanki…) Neden mi öyle yaptım? Kendim için. Kendimi eğitmek için… Robert De Niro yoksul birini oynayacağı filme başlamadan önce, haftalarca Harlem’de, yoksulların yaşadığı mahallede kalıyor ya… E ben hali hazırda bu kitabın mahallesindeyim zaten… Neden işi bozayım, ilhamı kaçırayım? Neden adam gibi yazmak varken, sümüklü bitli çocuk olayım?
Bu arada, bir de Flört Alert tüyosunu verdik ya bizim “potansiyellere”, benim basiret iyice zincirlendi artık… Nicedir düşündüğüm uzun Tibet seyahatini yapmanın tam sırasıdır.

Yanında başka kadın varken “Onu” aldattığını hissetmiyorsan… Bitmiştir.


admin

No comments so far.

Be first to leave comment below.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir