Yaz Güneşine Kafa Tutmayın! Yaz Güneşine Kafa Tutmayın!
Gençsiniz, sağlıklısınız. Cilt kanserini kafaya takacak ne var, değil mi? Zaten “cilt kanseri” dedikleri dedelerin, büyükannelerin hastalığıdır… Acaba gerçekten öyle mi? Tam da bu... Yaz Güneşine Kafa Tutmayın!

Gençsiniz, sağlıklısınız. Cilt kanserini kafaya takacak ne var, değil mi? Zaten “cilt kanseri” dedikleri dedelerin, büyükannelerin hastalığıdır… Acaba gerçekten öyle mi?

Tam da bu umursamazlık yüzünden, sizin yaşınızdaki pek çok kişi riskleri göz ardı ediyor. Hâttâ en başarılı atletler bile kaybedecekleri onca şeyi riske atarak önlem almıyorlar. Hem de her türlü tıbbi tavsiye ve danışmanlık hizmetini almalarına rağmen… 2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ABD üniversite sporcularından yalnızca %6’sı güneşten korunuyor.

Doktorlar genç erkeklerin bu tavrının farkında. Yale Üniversitesi’nde dermatoloji doçenti olan Dr. Jeffrey Dover “Uyarılara kulak asmıyorlar” diyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi sözcüsü  Dr. Kenneth Bielinski ona katılıyor: “Hayatınızın bu döneminde kendinizi ölümsüz hissedersiniz. Uyarılar sinek vızıltısı gibi gelir.”

Burada sorun sinek değil. Sorun, güneş. Ve neden umursamalısınız? Çünkü, cilt kanseri güneşe maruz kalmakla meydana gelir. Güneşin zararlı etkileri birikir ve sonunda kansere yol açar. Peki, ne zaman “en çok” güneşe maruz kalırsınız? Kırk yaşında ve haftada beş gün ofiste otururken mi? Elbette hayır. Plajda, parkta, çimende koşarken, oynarken, yüzerken tabii ki.

Yani, şu sıralar kendinize nefis bir cilt kanseri pişiriyor olabilirsiniz. Ayrıca, bu hastalık ille de sizin yaşlanmanızı bekleyecek diye bir kural da yok. Hatta, Amerikan Dermatoloji Akademisine göre, cilt kanserinin en tehlikeli türü olan “melanom” 25-29 yaş arasındaki genç yetişkinlerde en sık görülen kanser türü.  Bu tip kanser,15-29 yaş aralığındakilerde ise en sık görülen ikinci kanser türü olarak karşımıza çıkıyor.

Hem plajda endam gösterip kızların aklını almak, hem de kanserden korunmak istiyorsanız, Dr. Dover açık ve net konuşuyor: “Cildinizi genç tutmak ve cilt kanserinden korunmak için en etkili iki yol, güneş kremi ve güneşten korunmak.

İşte doktorların önerileri:

Şapka takın Hele ki kafanızı kazıtıyorsanız veya saçlarınız seyrek ve kısaysa, başınız en riskli bölgedir. Dr. Bielinski, “bol ve rahat bir şapka takın” diyor. “Evet, biraz kötü görünebilirsiniz. Bu sizin için çok önemliyse, herhangi bir şapka da hiç yoktan iyidir.”

Güneş kremi sürün Cidden, yağlanmadan olmaz. Ve tek haneli koruma faktörünü de unutun. Suya dayanıklı, en azından 15 faktörlü (SBF) ve sizi güneşin A ve B ultraviyole ışınlarından (UVA ve UVB) koruyan bir kremi tercih edin. Yüzdükten ve çok terledikten sonra, bulutlu havalarda bile kreminizi iki saatte bir yenileyin.

Öğleyin içeride kalın Gündüz 10:00 ile 16:00 arasında, güneşin cildinize faydadan çok zararı dokunur. Plaja yalnızca gece gidin de demiyoruz. Ama ortasını bulmaya çalışın.

Dengeli beslenin Güneşe çıktığımızda vücudumuz sağlığımız için çok önemli olan D vitamini salgılar. Bu vitamini edinmenin daha güvenli bir yolu da süt ve ürünlerini içeren dengeli bir beslenme düzenidir.

Solaryumdan kaçının Güneş gibi solaryumda da maruz kalacağınız ultraviyole ışınları cilt kanserine yol açar ve cildinizi kırıştırır. Bronz görünmek istiyorsanız, bu iş için özel üretilmiş kremleri kullanabilirsiniz.

Giyinin Eğer bulabiliyorsanız, kendinden ultraviyole korumalı kıyafetlerden giyebilirsiniz. Evet, böyle giysiler var. 50 SBF faktörlü bir giysi, güneşin zararlı ultraviyole ışınlarını %98 oranında süzebiliyor.

Unutmayın, bronz bir teni hedeflerken, sağlığınızdan olabilirsiniz.

admin

No comments so far.

Be first to leave comment below.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir