Prostat kanseri, erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostatta (erkeklerde spermi besleyen ve taşıyan sıvıyı üreten bezler) oluşan kanserdir. Erkeklerde cilt kanserinden sonra en... Prostat Kanserinde Umut Veren Yöntem: Fokal Tedavi

Prostat kanseri, erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostatta (erkeklerde spermi besleyen ve taşıyan sıvıyı üreten bezler) oluşan kanserdir. Erkeklerde cilt kanserinden sonra en sık  görülen kanser  tipi prostat kanseri, genelde 50 yaş ve üzeri erkeklerde görülür. Yaş arttıkça da bu hastalığa yakalanma oranı artar.  Ülkemizde ortalama her 6 erkekten 1’i bu hastalığa yakalanma riski altındadır. Peki bu hastalığın tedavisi yok mu ?

Prostat kanserini, diğer organlara yayılmadan erken teşhis yapılarak ameliyat  ve radyoterapi  (ışın) yöntemiyle tedavi etmek mümkün. Fakat bu tedavi çeşitleri hastaya olumsuz yönde etkileyecek birden fazla sonuç doğurabiliyor.

• İdrarını kaçırma.

• Cinsel işlev bozukluğu

• Bağırsak problemlerinden kaynaklanan yan etkiler sebebiyle yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi.

• Vakit alan anestezi.

• Vücutta yapılan kesinin iyileşme sürecinin beklenmesi.

• Günlük hayata adapte olmak için uzun süre dinlenme periyoduna ihtiyaç duyulması.

Oysa ki tedavi sonrası  bu olumsuzluklarla karşılaşmadan prostat kanserinden kurtulmanın, tedavi olmanın bir yolu daha var. Fokal tedavi; yüksek şiddette odaklanmış ultrason tedavidir .Bu tedavi yöntemi tıp dünyasında bizi sevindirecek  önemli bir gelişme. Kanser hücreleri dondurularak veya ısıtılarak imha edilir. Prostat kanserine yakalanmış hasta ameliyat olmadan fokal tedavi ile sadece prostat bölgesinde ki kansere yakalanan hücreler hedef alınarak sağlıklı dokulara zarar vermeden tedavi edilir. Prostat kanseri hücreleri, erken teşhisle tespit edilip bu fokal tedavisi uygulandığında erken evredeki kanser hücrelerinin yüzde 96’sı tedaviye olumlu cevap vermektedir. Ancak risk arttığında olumlu cevap verme oranı düşebiliyor. Önemli husus erken tanının konabilmesi gerekir. Bu yüzden yüksek riskte ki hastalara uygulanması uygun olmayabilir. Bunun kararı da hekime aittir.

Özetle söylemek gerekirse fokal tedavi, hastaları ve tıb dünyasını sevindiren bir gelişme. Doktorun bu yöntemi tercih etmesi sonucunda çok daha kolay bir süreç olacağı ve işlemden sonra da normal yaşantısına daha hızlı adapte olacağı kesin.

daha önceden yorum yapılmamış.

ilk yorumu siz yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir